süleyman demirel ecevit halk çocuğu

Trouver Un Pseudo Pour Site De Rencontre. " Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan müslüman çocuğu da biz o. çocuğu muyuz? " Süleyman Demirel Sözleri Alternatif İçerikler " Bu ülkede gazetelerin 2. sayfasında ünlülerin nasıl yaşadıkları, 3. sayfasında ünsüzlerin nasıl öldükleri yer alır. " Can Dundar " Ayrışma öldürebilir, sadece birleşme ve bütünleşme yeniden hayat verir. " Jorge Angel Livraga " İçimizde doğan her fikirle içimizdeki birşeyler çürür. " Emil Michel Cioran " Hak bildiğin yolda, yalnız da olsan yürüyeceksin. " Tevfik Fikret " Kendime eziyet üzerlerine ancak cesaretle gidersem, iyileşebileceğini uzun zaman önce öğrendim... " Paulo Coelho " Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır. Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı kişi Tanrı'yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir. " Aziz Yuhanna " Gerçek büyüklük, kendine egemen olmaktır. " Daniel Defoe " Aklımız tanrının bir hediyesi ise ve inancımız hakkında aynısını varsayarsak, tanrı bize uzlaşmayan, zıt iki hediye vermiştir demek. " Denis Diderot " Başkalarının duygularını paylaşın. Birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli ve alçakgönüllü olun. " Aziz Petrus " Eğer Kürtler asimile edilmezse ve Aleviler sünnileştirilmezse Türkiye Cumhuriyeti haritadan silinir. " Ismet Ozel " Altın ateşte, cesur insanlar felakette anlaşılır. " Lucius Annaeus Seneca " Türkiye'nin geleceği çelikten yoğruluyor; belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak... " Ibrahim Kaypakkaya " Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir, ama tren hep ileri gider. Hayat bir trendir. Tren istasyonu değil. " Paulo Coelho " Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim. " Deniz Gezmis " Sen konuya hakim ol, sözcükler peşi sıra gelir. " Marcus Porcius Cato " bugün ellerini semaya gönlünü mevla’ya aç, bugün günahlardan olabildigince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç. çünkü bugün kandil, kandilin mübarek olsun. " Regaip Kandili Mesajları " Bazı umutlar başka zamanlarındır... " Murathan Mungan " Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam Ben haramla helali karıştırmam Seninle içilen şarap helaldir Sensiz içilen su bile haram. " ömer Hayyam " Hayallerinizi ve amaçlarınızı kağıt üzerine yazarsanız, en çok olmak istediğiniz kişiyi olma sürecini başlatırsınız. " Mark Victor Hansen Süleyman Demirel kimdir? Doğru Yol Partisi başkanı olan Süleyman Demirel hayatı ve bürokraside yer aldığı kararlar ile merak ediliyor. Süleyman Demirel biyografi tam adı; Süleyman Sami Gündoğdu Demirel doğum; 1 Kasım 1924 ölüm; 17 Haziran 2015 mesleği; Türk mühendis ve siyasetçi. Türkiye'nin 9. cumhurbaşkanı. Bundan önce, 1965-1993 yılları ​​arasında yedi farklı hükûmette toplam 10 yıl 5 aylık bir süreyle başbakanlık görevinde bulundu. Ayrıca 1964-1980 yılları arasında Adalet Partisi, 1987-1993 yılları arasında ise Doğru Yol Partisi genel başkanı olarak görev aldı. Demirel, siyasi kariyeri boyunca birçok ilki gerçekleştirdi. Türkiye'nin çok partili sisteme geçtiği 1946'dan sonraki dönemde, kurduğu 7 hükûmetle en çok hükûmet kuran siyasetçi, Türk siyasi tarihinde İsmet İnönü ve Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en uzun süre görev yapan başbakan, 41 yaşında başbakanlık koltuğuna oturan en genç başbakan, 40 yaşında parti genel başkanı olan en genç politikacı ve 30 yaşında bir kamu kurumuna atanan en genç genel müdür rekorlarını kırdı. 17 Haziran 2015'te, tedavi gördüğü hastanede solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle 90 yaşında öldü. Ölümü üzerine Türkiye'de 17–19 Haziran tarihleri arasında ulusal yas ilan edildi. Süleyman Demirel Süleyman Demirel hayatı İlk yılları Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de Hacı Yahya Demirel 1893-1972 ile Hacı Ümmühan Demirel'in 1902-1979 oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunda çobanlık yapmıştır. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta, Muğla ve Afyonkarahisar'da bitirdi. 1949'da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden inşaat yüksek mühendisi olarak mezun oldu. 1948'de babası Hacı Yahya Demirel'in yeğeninin kızı Nazmiye Şener Demirel'le evlendi. Görevleri 1950'de Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladı. Sulama ve elektrik konularında araştırma yapmak için Amerika Birleşik Devletleri'ne ABD gönderildi. Türkiye'ye dönüşünde, 1953 yılında Seyhan Barajı inşaatı başladığında proje mühendisi iken Başbakan Adnan Menderes'in dikkatini çekerek 1954 yılında Devlet Su İşleri DSİ Genel Müdürlüğünde Barajlar Dairesi Başkanlığına atandı. 1955 yılında da DSİ Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Bu arada Eisenhower Vakfının onu bursiyer olarak seçmesiyle yeniden ABD'ye gitti. Askerliğini yapmak üzere 1960 yılında genel müdürlük görevinden ayrıldı. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı. Aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesinde inşaat mühendisliği alanında dersler verdi. Boğaziçi Köprüsü'nün ilk projesini 1954 hazırlayan ABD'nin uluslararası mühendislik ve müteahhitlik firması Morrison Knudsen Türkiye temsilciliğini üstlendi. Siyasi kariyeri 1960'lar 1962'de siyasi yaşama atılarak Adalet Partisine AP katıldı. Aynı yıl yapılan I. Kongre'de Genel İdare Kuruluna seçildi. AP'lilerin af kampanyası sonucunda eski cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın 22 Mart 1963'te şartlı olarak serbest bırakılmasının ardından Ankara'da meydana gelen olaylar sırasında AP Genel Merkezinin saldırıya uğraması üzerine aktif siyasetten çekildi. Süleyman Demirel'in bu tavrı yıllar sonra parti içindeki muhalifleri tarafından, "Şapkasını alıp kaçtı." ya da "Şapkasını bırakıp kaçtı." diye aleyhinde propagandaya dönüştürüldü. Haziran 1964'te AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala'nın beklenmeyen ölümü üzerine baş gösteren parti içi bunalım sırasında yeniden siyasete döndü. 28 Kasım 1964 tarihinde yapılan Adalet Partisi Genel Kongresi'nde Sadettin Bilgiç, Tekin Arıburun ve Ali Fuat Başgil'in de yarıştığı seçimde 1679 oydan 1072'sini alarak genel başkan seçildi. İsmet İnönü Hükûmetinin düşürülmesinden sonra Şubat 1965'te Suat Hayri Ürgüplü başkanlığında AP, Yeni Türkiye Partisi YTP, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi CKMP ve Millet Partisi MP katılımıyla kurulmasını sağladığı 29. Türkiye Cumhuriyeti koalisyon hükûmetinde TBMM dışından başbakan yardımcısı ve devlet bakanı olarak görev aldı. Aynı yıl babası Yahya Demirel memleketi Isparta'nın İslamköy beldesinde belediye başkanı seçildi. 1965 genel seçimlerinde, Yeni Türkiye Partisinin silinmesiyle Demokrat Parti DP çizgisinin tek mirasçısı durumuna gelen Adalet Partisi aldığı %52,8 oy ile tek başına iktidar oldu. Demirel de bu seçimlerde Isparta milletvekili olarak ilk kez TBMM'ye girdi. 27 Ekim 1965'te, 27 Mayıs sonrasının ilk koalisyonsuz hükûmeti olan 30. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini kurdu ve Türkiye'nin 12. başbakanı oldu. Demirel; İsmet İnönü, Celâl Bayar ve Ragıp Gümüşpala gibi Türk Kurtuluş Savaşı kahramanlarının yavaş yavaş siyaset arenasından çekildiği bu dönemde "Cumhuriyet Kuşağı" olarak bilinen 1920'lerde dünyaya gelmiş siyasetçilerin ilk örneklerindendi. AP Hükûmetinin işbaşı yapmasından kısa süre sonra Süleyman Demirel'in karşılaştığı ilk kriz, 27 Mayıs 1960'ta devlet başkanlığını, 1961 Anayasası'nın kabul edilmesinden sonra da cumhurbaşkanlığını üstlenen Cemal Gürsel'in, sağlık durumunun görevini sürdürmesine engel olduğu yolundaki rapor üzerine cumhurbaşkanlığının sona ermesiydi. Ordu komuta kademesini altüst ederek yapılan ve üzerinden henüz altı yıl geçmiş olan 27 Mayıs Darbesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri TSK içindeki etkilerinin sürdüğü bir ortamda TSK içindeki güç dengelerini çok iyi bilen ve bu nedenle çok önemli bir konumda olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Cevdet Sunay, Demirel tarafından ordunun AP'ye karşı olan tavrının yumuşatılması için cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. 15 Mart 1966 tarihinde kendi isteği ile emekli olan ve kısa süre sonra kontenjan senatörü yapılan Sunay, 28 Mart 1966'da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin beşinci cumhurbaşkanı seçildi. Süleyman Demirel'in 1965 ile 1971 arasında başbakan olduğu dönemde Boğaziçi Köprüsü, Ereğli Demir Çelik İşletmeleri ve Keban Barajı gibi büyük yatırımlara imza atıldı. Bu dönemde Türkiye’de enflasyon %5, kalkınma hızı %7 idi. Bu kalkınma hızı Japonya’dan sonra, petrol ülkeleri dışında, dünyanın ikinci yüksek kalkınma hızıydı. Bu gelişmelere karşın Adalet Partisi iktidarı, toplumun aydın kesimleri ve özellikle öğrenci örgütlerince DP iktidarının 27 Mayıs sonrasındaki devamı olarak görüldü. 1961 Anayasası'nın sağladığı bazı temel haklar ve bunların kullanılması, iktidarın giderek artan tepkileriyle karşılaşınca 27 Mayıs 1960 öncesindeki gençlik protestolarının benzerlerini AP iktidarı da yaşamaya başladı. Öte yandan 1968'de Avrupa ve ABD'de yaygınlaşan gençlik hareketleri, sosyalist düşünceyle yeni yeni ilişki kuran Türkiye'deki üniversite gençliğini de etkilemişti. Türkiye'deki ilk önemli öğrenci eylemi Haziran 1968'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesindeki boykotla başladı. Bunu, öteki üniversite ve fakültelerde hızla yaygınlaşan boykot ve işgaller izledi. Akademik amaçlarla başlatılan bu eylemler daha sonra giderek siyasi içerik kazandı ve AP iktidarı için tedirginlik kaynağı oldu. Bunun ardından sağ ve sol görüşlü öğrenci grupları arasındaki çatışmalarda kan dökülmeye başladı. Huzursuzluğun, AP'yi DP'nin ardılı olarak gören Türk Silahlı Kuvvetleri TSK içinde de yankılanmasının ardından "askerî müdahale" söylentileri yaygınlık kazandı. Kuvvet komutanlarının Hükûmet Başkanı Demirel'e ülkenin içinde bulunduğu duruma ilişkin mektup göndermeleri, sıradan gelişmeler hâline geldi. 1969'da, 27 Mayıs Darbesi'nden sonra 1961 Anayasası'nın 68. maddesiyle Demokrat Partililere DP konan siyaset yasağının kaldırılması için mayıs ve haziran aylarında İsmet İnönü ile Celâl Bayar karşılıklı olarak tarihî sayılabilecek ziyaretler gerçekleştirdiler. Bu ziyaretlerden sonra anayasa değişikliği için Cumhuriyet Halk Partisinin de CHP desteğini alan AP'nin önerisi TBMM'de onaylandı. Ancak bu gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 27 Mayıs'ın restorasyonu olarak algılanmasına ve anayasa değişikliğine tepki göstermesine, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın da anayasa değişikliğine karşı tavır almasına neden oldu. Tüm bu tepkiler AP'nin tavrını, anayasa değişikliği meselesinin 12 Ekim 1969'da yapılacak seçimler öncesi lüzumsuz bir gerginliğe neden olmaması ve Cumhuriyet Senatosunda görüşülmesinin seçim sonrasına bırakılması yönünde değiştirdi. AP'nin af konusundaki tutum değişikliği ile parlamentonun itibarının zedelendiğini ileri süren Celal Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy ve eski DP’li bakanlardan Samet Ağaoğlu'nun eşi AP Manisa Milletvekili Neriman Ağaoğlu, 31 Temmuz 1969 günü partilerinden ve milletvekilliklerinden istifa ettiler. Bu gelişme, eski DP'lilerin AP’lilerle ihtilaflarının su yüzüne çıkması şeklinde yorumlandı. 12 Ekim 1969 tarihindeki genel seçimlerde de AP yüzde 47 oy alarak yine tek başına iktidar oldu ve Süleyman Demirel ikinci hükûmetini kurdu 3 Kasım 1969. Ancak halktan gelen bu destek AP'nin bölünmesini önleyemedi, partisi dışından gelen eleştiriler karşısında hoşgörülü, liberal bir siyaset izleyen Demirel, Adalet Partisi içinde başlayan muhalefete karşı aynı hoşgörüyü göstermedi. Kendisine bağlı "Yeminliler" hizbindeki kişilerin kayırılması, ülkede günden güne artan toplumsal, iktisadi, siyasi karışıklıklara son verilmesi ve eski Demokrat Parti mensuplarının siyasi haklarının iadesi sorununun çözülmesi gibi istekleri dile getiren milletvekilleri partiden çıkarıldı. Bunun üzerine 72 AP'li senatör ve milletvekili, aynı istekleri içeren bir muhtırayı Demirel'e verdi 12 Ocak 1970. Demirel'in, "Biz muhtırayla iş görmeyiz." diyerek belirtilen istekleri göz ardı etmesi karşısında 11 Şubat 1970'te Saadettin Bilgiç ve Faruk Sükan'ın başını çektiği 41 AP'li milletvekili bütçe görüşmeleri sırasında, CHP ve öteki muhalefet partileriyle beraber ret oyu vererek Demirel'i istifaya zorladı. 41 milletvekilinin karşı oy vermesi üzerine bütçe 214 kabul oyuna karşılık 224 ret oyuyla güvenoyu alamadı ve Demirel ertesi gün başbakanlıktan istifa etti. Bu olaylardan sonra Celâl Bayar çevresindeki AP milletvekilleri istifa ederek eski Demokrat Partinin gerçek mirasçısı olma savındaki Demokratik Partiyi kurdular. Aynı dönemde AP'nin İslamcı kanadının önemli bir bölümü partiden ayrılıp Necmettin Erbakan'ın kurduğu Millî Nizam Partisine katıldı. Adalet Partisinde meydana gelen bu kopmalar, hükûmetin zayıflığından yakınanlar için önemli bir dayanak oluşturdu. Demirel, Mart 1970'te yeni bir hükûmet kurdu ve aynı yıl yapılan 5. Kongre'de yeniden genel başkan seçildi. 12 Mart Dönemi Parti içi muhalefet gibi Demirel iktidarının cendere altına alındığı bir diğer sorun haşhaştı. 1970 yılında Richard Nixon yönetimindeki ABD hükûmeti, Demirel hükûmetinden Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanmasını istedi. 1960'lı yılların ikinci yarısında Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki yakınlaşmadan rahatsızlık duyan ABD yönetiminin bu talebinin, siyasi tabanı kırsal nüfusa dayanan Demirel tarafından reddedilmesiyle zaten yolunda gitmeyen ABD-Türkiye ilişkileri iyice gerildi. İktisadi durumun bozulması, Türkiye tarihindeki en büyük işçi eylemlerinden biri olan 15-16 Haziran 1970 Olayları, Türk lirasının değerinin yüzde 66 oranında düşürülmesi 10 Ağustos 1970[19], 1968 öğrenci olayları, grevler ve anarşi karşısında Demirel, 1961 Anayasası'nı suçlayarak bu anayasayla ülkenin yönetilemeyeceğini savundu. Bu konuyu da kullanan Millî Demokratik Devrimciler 1971 yılında 9 Mart darbe teşebbüsüne kalkışınca önce bu kalkışma önlendi, ardından ordunun komuta kademesinin verdiği 12 Mart Muhtırası ile hükûmet istifaya zorlandı. Demirel istifa etti. İki hafta sonra Nihat Erim hükûmeti kuruldu. Anayasa'da Demirel'in istediği yönde değişiklikler 12 Mart döneminde gerçekleştirildi, o da partisinin başkanı olarak "partilerüstü" denilen hükûmetleri bakan vererek destekledi. Bir yandan da parlamentodaki gücüne dayanarak askerî kesim karşısında üstünlük elde etmeye çalıştı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri gündemdeyken Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ile görüştü fakat bu görüşmeyi önce inkâr etti. Sancar'ın ise görüştüklerini açıklamasından sonra, "Dün dündür, bugün bugündür." diyerek cevap verdi. 1973 ilkbaharında CHP ile anlaşarak 15. Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmesini önledi. Bu göreve, iki partinin de üzerinde anlaştığı Fahri Korutürk getirildi. 1973'ten 12 Eylül 1980'e 14 Ekim 1973 genel seçimlerinde, siyasi rakibi olan Bülent Ecevit'in liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi CHP, Demirel'in AP'sinden daha çok oy aldı, böylece AP 11 yıl aradan sonra CHP'nin karşısında ikinci parti durumuna düştü. Adalet Partisinin bu başarısızlığının ardında, 1972'de CHP liderliğine seçilen Ecevit'in halk nezdindeki popülaritesi kadar Adalet Partisi içindeki bölünmeler de büyük rol oynamıştı. 1965 seçimlerinde oyların yarısını alan AP; sağ siyasetin her rengini, küçüğünden büyüğüne ülkedeki sermaye sahibi tüm kesimlerin çıkarlarını temsil eden bir koalisyondu. Ancak gelişen kapitalist ekonominin yol açtığı toplumsal sonuçlar 1960'ların sonlarında Türk sağında parçalanmalara neden olmuştu. AP’nin 1960'ların sonlarına doğru gitgide salt büyük sermayenin çıkarlarını savunarak ithalata dayanan bir sanayileşme politikası gütmeye başlaması, özellikle İstanbul merkezli olarak Marmara Bölgesi’ndeki sanayileri desteklemesi, yabancı sermaye uzantısı büyük kartellerin oluşmasına neden olmuş, bunun sonucu olarak piyasanın rekabet koşullarıyla baş edemez hâle gelen Anadolulu küçük tüccar, esnaf ve toprak sahipleri büyük bir yıkım yaşamıştır. Yaşananların siyasete etkisiyle; Necmettin Erbakan'ın MSP'si ile birlikte aynı toplumsal tabana Anadolulu küçük tüccar, esnaf ve zanaatkârlar hitap eden, AP’den kopanların kurduğu Demokratik Parti 1973 seçimlerinde toplam yüzde 23 oy iki partini toplamı oranına erişirken Demirel liderliğindeki AP'nin oyları yüzde 17 oranında geriledi, AP yüzde 29 aldı. Seçimlerden ikinci parti olarak AP'nin çıkması sonucu CHP-AP koalisyonu beklendi. Ancak Demirel'in liderliğindeki AP, CHP ile bir araya gelmek istemedi. Demirel, "Biz ancak savaşta bir araya gelebiliriz." ifadelerini kullandı. Daha sonra CHP-MSP koalisyonu kuruldu. Kurulan CHP-MSP koalisyonu, Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirmesine rağmen Kıbrıs başta olmak üzere birçok konuda kendi içinde anlaşmazlığa düşmüştü. Başbakan Ecevit erken seçime gidebilmek için 18 Eylül 1974'te istifa etmesine rağmen bu istifa erken seçimin yapılmasını sağlayamadığı gibi Eylül 1974'ten Mart 1975'e kadar 200 günü aşkın süren bir hükûmet krizine neden oldu. Sonunda güvenoyu alamayan Sadi Irmak hükûmetinin ardından 31 Mart 1975'te AP Genel Başkanı Süleyman Demirel'in başkanlığında Adalet Partisi AP, Millî Selamet Partisi MSP, Milliyetçi Hareket Partisi MHP ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nden CGP oluşan koalisyon hükûmeti kuruldu. Sola karşı hemen hemen bütün sağ partilerin birliğini oluşturan Demirel hükûmeti, "I. Milliyetçi Cephe Hükûmeti" olarak anıldı. Dört yıl aradan sonra başbakanlık koltuğuna oturan Demirel, koalisyonu yürütebilmek için MSP ve MHP destekçilerinin devlet kurumları içinde kadrolaşmalarına göz yumdu. Bu hükûmet döneminde ülkede yeniden yoğun terör olayları ve toplumsal hareketler başladı. Ülke, dış ödemeler açığı ve hızlı enflasyondan kaynaklanan bir ekonomik bunalıma girdi. 1975 yılında kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu Yahya Kemal Demirel’in adı hayali mobilya ihracatı yaptığı iddiasıyla gündeme geldi. Yurt dışına mobilya yerine sunta gönderdiği, devletten haksız vergi iadesi aldığı iddia edildi. Bu iddia gazeteci Uğur Mumcu tarafından haberleştirildi ve Altan Öymen'le birlikte hazırladıkları "Mobilya Dosyası" adlı kitapta belgeleriyle yayımlandı. Yahya Demirel kısa bir süre de cezaevinde yattı. Dönemin Romanya Cumhurbaşkanı Nicolae Ceauşescu, Süleyman Demirel ile yaptığı görüşmede, 23 Haziran 1976, Ankara AP, 1977 seçimlerinde bir derece güçlenip yüzde 36,9 oy oranına çıkmasına rağmen oylarını 8 puan artırarak yüzde 41,4 oy alan CHP'nin ardından ikinci parti olabildi. Seçim sonrasında kurulan Ecevit hükûmeti güvenoyu alamayınca Ağustos 1977'de MSP ve MHP'nin de katılımıyla oluşan II. Milliyetçi Cephe Hükûmeti'nin başbakanı oldu. Bu hükûmet, Güneş Motel Olayı diye anılan operasyonla CHP'nin Adalet Partisinden seçilmiş 13 milletvekilini bakanlık vaadiyle transfer etmesi 31 Aralık 1977'de CHP'nin gensoru önergesiyle düşürüldü. 1978 başında Ecevit tek başına iktidar oldu. AP'den transfer edilen milletvekillerinin çoğuna bakanlık verildi. İktidarı yitiren Demirel, CHP ağırlıklı hükûmetle diyalog kurmayı reddedip Ecevit'e karşı hırçın bir muhalefet yürüttü. Sürekli olarak Ecevit'ten "başbakan" değil, "hükûmetin başı" diye bahsetti. 11 Şubat 1979'da hükûmeti, "Dünyanın hiçbir ülkesinde zimmetinde 1200 ölü, %70 enflasyon, itibarsızlık, zulüm, işkence, adaletsiz ve merhametsiz partizanlık bulunan böyle bir hükûmet bir gün dahi ayakta duramaz. Hırsı boyunu aşmış bir kadro, idareyi gasbetti." şeklinde tanımladı. 21 Şubat 1979'da Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e, sıkıyönetimin uzatılmasına karşı olduklarını açıkladı. ABD ambargosunun getirdiği sıkıntılar, enflasyon ve tırmanan anarşi ve terör, Ecevit iktidarının halkın nezdinde güven kaybetmesine neden oldu. 14 Ekim 1979 ara seçimlerinde sol grupların da boykot etmesiyle oyları gerileyen CHP iktidardan çekildi. Büyük bir farkla seçimleri kazanan AP'nin lideri Demirel, önceki Milliyetçi Cephe hükûmetlerinin yarattığı olumsuz hava nedeniyle hükûmetini dışarıdan desteklenen bir azınlık hükûmeti olarak kurdu. Kasım 1979'da MHP ve MSP'nin dışarıdan desteğiyle kurulan 6. Demirel hükûmetiyle tekrar başbakan olan Demirel, 12 Eylül 1980 Darbesi'ne kadar görevini sürdürdü. Demirel, bu dönemdeki başbakanlıkları sırasında 268 imam hatip okulu açtı. En çok imam hatip okulu açan siyasilerden biri oldu. Ülkenin büyük boyutlara varan iktisadi sorunları karşısında, kredi veren uluslararası kurumların önerdiği önlemleri 24 Ocak Kararları uygulamak durumunda kaldı. Bu sırada başbakanlık müsteşarlığına Turgut Özal'ı getirdi. 24 Ocak 1980, Türkiye'nin liberal ekonomiye geçişinde tam bir dönüm noktası oldu. Süleyman Demirel 12 Eylül Darbesi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının 1979 yılının son günlerinde cumhurbaşkanına verdikleri "uyarı mektubu"ndan sonra askerî darbenin beklenir duruma gelmesine karşın ana muhalefet partisi başkanı Bülent Ecevit ile tırmanan teröre Ölü sayısı her geçen gün artıyor; eski tekel bakanı MHP'li Gün Sazak, eski başbakan Nihat Erim, Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler gibi önemli kişilikler de suikastlarla öldürülüyordu. karşı ortak bir çözüm üzerinde anlaşmaktan kaçındı. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün süresini doldurarak görevinden ayrılmasından Nisan 1980 sonra ortaya çıkan cumhurbaşkanı seçim sorununun çözülmesini geciktirdi. 12 Eylül 1980'e kadar cumhurbaşkanı seçilemedi. 12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askerî darbe ile başbakanlığı sona erdi ve Hamzakoy'da Gelibolu yaklaşık bir ay gözetim altında tutuldu 13 Eylül-11 Ekim 1980. Partisi 16 Ekim 1981'de kapatılıncaya kadar başkanlıktan ayrılmadı. 7 Kasım 1982 halk oylamasında kabul edilen 1982 Anayasası'nın geçici 4. maddesi ile 10 yıl siyaset yasaklıları kapsamına alındı. Ancak partisinin eski yöneticileriyle bağlantılarını sürdürdü. Mayıs 1983'te siyasi partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra Demirel, "Tapulu arazime gecekondu yaptırmam." diyerek ne askerî yönetimin Bülend Ulusu'ya kurdurmaya çalıştığı partiye ne Turgut Sunalp liderliğindeki Milliyetçi Demokrasi Partisine ne de Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisine ANAP destek verdi. 20 Mayıs 1983'te AP'nin devamı olarak Büyük Türkiye Partisi BTP kuruldu. Ancak 31 Mayıs 1983'te AP'nin devamı olduğu gerekçesiyle Millî Güvenlik Konseyi tarafından kapatıldı. Demirel de siyaset yasağını çiğnediği gerekçesiyle bazı CHP ve AP'lilerle birlikte bir süre Çanakkale, Zincirbozan'da dört ay zorunlu ikamete tabi tutuldu. Doğru Yol Partisi DYP kurulunca onu destekledi. 6 Eylül 1987'deki halk oylaması sonucunda siyaset yasağı kalkan %50,16 ile Demirel, DYP'nin o tarihteki genel başkanı Hüsamettin Cindoruk'un istifası ile 24 Eylül 1987'de DYP'nin genel başkanlığına seçildi. 29 Kasım 1987 seçimlerinde Isparta'dan milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. 1988 ve 1990 yıllarında yapılan büyük kongrelerde DYP genel başkanlığına yeniden seçildi. Bu dönemde, 24 Ocak Kararları'nı beraber hazırladığı Turgut Özal'a karşı sert bir muhalefet yürüttü. Son başbakanlığı Eski Yunanistan Başbakanı Konstantin Miçotakis ve Başbakan Süleyman Demirel Dünya Ekonomik Forumu'nda, 1992 20 Ekim 1991 genel seçimlerinde DYP oyların yüzde 27'sini alarak çıkardığı 178 milletvekiliyle TBMM'de birinci parti durumuna gelince Demirel, hükûmeti kurmakla görevlendirildi. 20 Kasım 1991'de Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP ile bir koalisyon hükûmeti kurdu. Bu dönemde Cumhurbaşkanı Turgut Özal'la Süleyman Demirel hükûmeti arasındaki yetki çatışması uzun süre siyaset gündemini belirledi ve parlamenter sistemde cumhurbaşkanının konumuyla ilgili bir sistem tartışmasına yol açtı. DYP-SHP hükûmetinin demokratikleşme yolunda attığı en önemli adımlar; "Kürt realitesinin tanındığının" açıklanması[26], Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu'nun yeniden düzenlenmesi, 27 Mayıs 1960'tan sonra kapatılan Demokrat Parti ile 12 Eylül'den sonra kapatılan siyasi partilerin açılması ve sendikal özgürlüklerle ilgili bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanması oldu. Süleyman Demirel'in başbakanlığı döneminde DYP-SHP hükûmeti, enflasyon konusunda söz verdiği başarıyı gösterememekle birlikte ekonomik büyümeyi canlandırmakta ve ücretlilerin reel gelirlerini artırmakta bir ölçüde başarılı oldu. 1992 yılında herhangi bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşların sağlık giderlerini karşılamak için "Yeşil Kart" uygulaması başlatıldı. 1987 yılında başlatılan, emeklilikte belirli bir süre prim ödeme ve belirli bir süre sigortalı olma şartının yanında üçüncü bir şart olarak da belirli bir yaşı tamamlama şartı uygulaması Demirel döneminde değiştirildi. 1992 yılında çıkarılan 3774 sayılı Kanun'la emeklilikte “yaş” şartı tamamen kaldırıldı, böylece kadınlar 38 ve erkekler 43 yaşında emeklilik hakkı elde etti. Büyük kentlerdeki aşırı sol terör eylemlerinin denetim altına alınmasında da ilerleme sağlandı. Buna karşılık laiklik yanlısı gazeteci, araştırmacı ve yazar Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993'te bombalı bir suikast sonucunda öldürülmesi, hükûmetin radikal İslamcı terör karşısındaki duyarlılığının sınanmasına yol açtı. Mumcu'nun ailesini taziye sırasında Demirel, "suikastın aydınlatılacağını, bunun devletin namus borcu olduğunu" ifade etti ancak failler bulunamadı. Türkiye'yi sarsan bir diğer ölüm ise Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümü oldu. Bitlis'in ölümünün kaza mı suikast mı olduğu uzun süre tartışıldı. Koalisyonun iki ortağı da geçmişte Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde olağanüstü hâlin ve koruculuk sisteminin kaldırılmasını, Çekiç Güç'ün görevine son verilmesini savundukları hâlde DYP-SHP hükûmeti bu uygulamaları sürdürdü. Cumhurbaşkanlığı 1993-2000 Haydar Aliyev ve Süleyman Demirel, Azerbaycan posta pulu, 2013 Süleyman Demirel, resmî ziyaret kapsamında Türkiye'de bulunan ABD Başkanı Bill Clinton ile Çankaya Köşkü'nde, 15 Kasım 1999 17 Nisan 1993 tarihinde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kalp ve koroner yetmezliğine bağlı tansiyon düşmesi sonucunda yaşamını yitirdi. Süleyman Demirel 4 Mayıs tarihinde, Turgut Özal'ın beklenmeyen ölümüyle boşalan cumhurbaşkanlığına adaylığını ilan etti. 8 Mayıs günü TBMM'de yapılan seçimin ilk turunda Demirel 234 oyda kalarak yeterli çoğunluğu sağlayamadı. İkinci turda Demirel 225, öteki partilerin adayları Kamran İnan ANAP 95, Lütfi Doğan RP 49, İsmail Cem CHP 25 oy aldı. 16 Mayıs'taki üçüncü turda Doğru Yol Partisi dışında koalisyon ortağı Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin MHP desteğiyle 244 oy olan Demirel, Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanı olduktan bir buçuk ay sonra 2 Temmuz 1993 günü Sivas Katliamı yaşandı. 35 kişinin yanarak veya yangın dumanıyla boğularak hayatını kaybettiği katliamın önlenememesi ve olaydan sonra yaptığı, "Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır... Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır." açıklaması tepki çekti. Mart 1995'te Azerbaycan'da Haydar Aliyev'e karşı gerçekleştirilen darbe girişimini önceden haber alıp Aliyev'i bilgilendirdi. 18 Mayıs 1996 tarihinde İzmit'te katıldığı bir alışveriş merkezinin temel atma töreni sırasında İbrahim Gümrükçüoğlu adlı bir eylemcinin ateşli silahla düzenlediği suikast girişiminden yara almadan kurtuldu. Saldırıda, silahını ateşlemek üzere çıkaran İbrahim Gümrükçüoğlu'nun üzerine atlayan koruma müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı. 28 Şubat Süreci olarak bilinen dönemde bazı çevrelerce Refahyol Hükûmetine karşı oluşan cephenin başaktörü olmakla itham edilirken bazı çevrelerce de gerginliği yumuşatarak bir darbeyi engellediği öne sürüldü. Bu süreçten sonra Refah ve Doğru Yol Partisi arasındaki protokole binaen Erbakan'ın başbakanlıktan istifade edip görevi Tansu Çiller'e devretmesini kabul etmedi. Hükümet kurma görevini Mesut Yılmaz'a verdi. Buna RP, DYP, BBP karşı çıksa da kararından dönmedi. 1997 yılında Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının düzenlediği organizasyona katıldı, Fethullah Gülen'in elinden "Devlet Adamı Ulusal Uzlaşma Ödülü"nü aldı. Görev süresinin bitimine doğru cumhurbaşkanlığı süresinin beş yıl daha uzatılmasını öngören Anayasası'nın 101. maddesi ilgili değişiklik teklifi, 5 Nisan 2000 tarihinde TBMM Genel Kurulunda reddedildi. TBMM'de 351 sandalyesi bulunan koalisyon ortakları Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Anavatan Partisinin liderlerinin mutabakat açıklamalarına karşın bir kişinin beşer yıllığına iki kez cumhurbaşkanı olabilmesini öngören anayasa değişiklik teklifine verilen oyların 303'te kalmasıyla Demirel köşke veda etmek zorunda kaldı. 16 Mayıs 2000 tarihinde görevini Ahmet Necdet Sezer'e devretmiştir. Eşi Nazmiye Demirel, Alzheimer tedavisi gördüğü hastanede 27 Mayıs 2013'te yaşamını yitirdi. Demirel'in, memurluktan cumhurbaşkanlığının sona erdiği döneme kadar geçen sürede kullandığı eşyalarının sergilendiği "Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi" Isparta'da 26 Ekim 2014 tarihinde açıldı. Süleyman Demirel Ölümü Süleyman Demirel 90 yaşında hayatını kaybetti 13 Mayıs 2015 tarihinde böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve akut solunum yolları enfeksiyonu sebebiyle Güven Hastanesine yatırılan Demirel, 17 Haziran 2015 günü saat solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle aynı hastanede öldü. 19 Haziran 2015'te Türkiye Büyük Millet Meclisindeki devlet töreni ile Kocatepe Camisi'ndeki dinî törenden sonra Demirel'in naaşı memleketi Isparta'ya götürüldü. Naaşı ertesi gün memleketi Isparta, İslamköy'deki anıt mezar olarak tahsis edilen yerde toprağa verildi. 2019'da Süleyman Demirel Anıt Mezarı tamamlanarak ziyarete açıldı. Ödülleri Polonya Beyaz Kartal Nişanı, 28 Ekim 1993 Hırvatistan Kral Tomislav Grand Madalyası, Zagrep 7 Temmuz 1994 İtalya Liyakat Nişanı, 7 Ekim 1996 Estonya Terra Mariana Haç Nişanı, 1997 Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Devlet Adamı Ulusal Uzlaşma Ödülü Fethullah Gülen'in elinden, 1997 Romanya Romanya Yıldız Nişanı, 1999 Gürcistan Altın Post, 1999 Almanya Liyakat Nişanı, 6 Nisan 2000 Bu sayfada 69 adet Süleyman Demirel söylediği en güzel sözleri okuyabilirsiniz. Okuduğunuz Süleyman Demirel alıntılarının beğendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Süleyman Demirel Hata varsa bize bildirin. Bu kısımda Süleyman Demirel sözleri ve alıntıları bulunmaktadır. Eğer bu sayfada herhangi bir Süleyman Demirel alıntısında hata olduğunu düşünüyorsanız, çekinmeden bizimle irtiabata geçiniz. Süleyman Demirel Sözleri 69 adet Ne veriyorlarsa benden beş fazlası seçim vaatlerinden / Süleyman Demirel Nerde galmıştık. / Süleyman Demirel Bu düzen böyle giderse elbet birileri çıkar şapkayı giyer kıratada biner cumhurbaşkamlığı görevi sonrası seçim zamanı gazeteciye verdiği cevap. / Süleyman Demirel Yazın biz bulgaristan'dan elektrik alıyoruz. Kışın bulgaristan bize elektrik veriyor. / Süleyman Demirel Parazit yapıyor! zam isteyen sendika liderlerine / Süleyman Demirel Başörtüsüyle okumak isteyenler suudi arabistan'a gitsin. / Süleyman Demirel Fırat'ın kenarındaki bir kuzudan ben sorumluyum. / Süleyman Demirel Yollar yürümekle aşınmaz. 12 mart 1971 öncesi sol örgütlerin yürüyüşleri ile ilgili söylemiştir. / Süleyman Demirel Bugün sağ tedhişçi diye bir şey yoktur. Türkiye'de sol tedhişçi vardır, sağ tedhişçi diye bir şey yoktur. Adam öldüren yok yani. / Süleyman Demirel Mit gizli saklı işler yapan bir teşkilat değildir. / Süleyman Demirel Türbün büyüğü heybede. / Süleyman Demirel Ben bir gün evimde otururken çankaya'ya çıkayım diyerek çıkmadım. / Süleyman Demirel Güniz sokak'ta nazmiye ile tavuk besleyecek değiliz. / Süleyman Demirel Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir. / Süleyman Demirel Kendim için birşey istiyorsam namerdim. / Süleyman Demirel Onbir eylül 1980 günü, sıkıyönetim'e rağmen ülkenin her yerinde oluk oluk kan akıyordu. Nasıl oldu da 24 saat sonra her tarafta silahlar sustu ve her yer sütliman oldu?' süleyman demirel, 12 eylül 1984. / Süleyman Demirel Esasen suriye, Türkiye'ye karşı açık bir husumet politikası izlemektedir. Pkk terör örgütüne aktif destek sağlamayı sürdürmektedir. Tüm uyarılarımıza rağmen hasmane tutumundan vazgeçmeyen suriye'ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kere daha dünyaya ilan ediyorum.1 ekim 1998 tbmm yaşama yılı açış konuşması'ndan. / Süleyman Demirel Yahya'yı ben kulağından tutup mahkemeye verdim. Türkiye'nin ilk hayali ihracatını gerçekleştiren yeğeni yahya demirel için, cumhurbaşkanlığının son basın toplantısında böyle söylemişti. Doğrusu yolsuzluğu ortaya çıkaran ticaret bakanlığı müsteşarı şerafettin durugönül'ü görevden almıştı . / Süleyman Demirel Ege bir yunan golü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, ege bir gol de değildir. / Süleyman Demirel Dyp olarak herkese iki anahtar vaad ediyoruz. / Süleyman Demirel Bunların sonu da allende gibi olacak.1979 yılında başbakan bülent ecevit'i öldürülen şili devlet başkanı değil salvador allende'ye benzetir. / Süleyman Demirel Bana milliyetçiler adam öldürüyor dedirtemezsiniz. / Süleyman Demirel Türkiye 70 cent'e muhtaç olduğu devirde, hacılarımıza 70 milyon dolar ayırdık. / Süleyman Demirel Said nursi büyük alimdir, büyük alim değildir diyenin alnını karışlarım.1999 yılında kocatepe'de yapılan nursi bediüzzaman said nursi mevlidine gönderdiği mesaj / Süleyman Demirel Ağca hapisaneden nasıl kaçmıştır? Hapishaneler yol geçen hanına dönmüştür. Hapishanelerden pek çok kişi kaçmıştır. / Süleyman Demirel Hükümetin başı bülent ecevit'e, başbakan demek yerine / Süleyman Demirel Çankaya'nın şişmanı turgut özal için / Süleyman Demirel Olaylar fevkalade. 13 mart 1995 gazi olayları sırasında basına yaptığı açıklama / Süleyman Demirel Vaa mı bunun başka türlü izah tarzı? / Süleyman Demirel Üs yok tesis var. / Süleyman Demirel Yasaksız Türkiye 1982 anayasasıyla siyasetten yasaklı olduğu dönemde kullandığı slogan / Süleyman Demirel Tespih çeken elle tetik çeken el bir olmaz. / Süleyman Demirel Dün dündür, bugün bugündür. / Süleyman Demirel Görünen köy uzak değildir. / Süleyman Demirel Elektriğin komünisti olur mu? / Süleyman Demirel Üzülmeyin çocuklar, üzülmeyin. Ben bir işe girersem adamı anasından doğduğuna pişman ederim. görev süresinin dolmak üzere olduğu dönemde, ato başkanı sinan aygün'e hitaben / Süleyman Demirel Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim. / Süleyman Demirel Sana ne? Tasası sana mı düştü? Sen mi talipsin? Sana vermem ister misin? Kime vereceksem vereceğim, verince görürsünüz! Bu böyle olmaz, biraz sabretmesini öğrenin! 28 şubat süreci'nde hükümeti kurma görevini kime vereceği konusunda soru sormak gafletinde ! Bulunan bir muhabiri paylarken / Süleyman Demirel Günah benden gitti! 1990'larda pkk'nın eylemlerinin arttığı sırada. / Süleyman Demirel Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz. / Süleyman Demirel Gap'ı kimseye gap diye gaptırtmam. / Süleyman Demirel Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir. 1980 öncesinde bülent ecevit'e / Süleyman Demirel Şapkamı alır giderim. / Süleyman Demirel Herkes benim gibi 'dün dündür bugün bugündür' deyip işin içinden çıkamaz! cumhurbaşkanlığının son basın toplantısında. / Süleyman Demirel Yapamazsın onu, oraya girmeyin hiç! Bak birşey söyleyim; çanakkale'ye giden 250 bin kişinin de anası-babası vardı! apo'nun idama mahkum edildiği dönemde kendisinden yardım isteyen şehit aileleri derneği üyelerinden birinin 'biz devletimize güvenmeseydik, çocuklarımızı askere göndermezdik' sözüne cevaben / Süleyman Demirel Türkeş Türk çocuğu, ecevit halk çocuğu, erbakan müslüman çocuğu da biz o. Çocuğu muyuz? / Süleyman Demirel Fiyatlar günden güne artıyosa memlekette pahalılık var demektir. / Süleyman Demirel İşsizlikten kurtulmak istiyor musunuz? Takılın peşimize. 1991 genel seçimleri öncesi miting konuşmalarından / Süleyman Demirel Binaenaleyh Türkiye'nin altı çürüktür, Türkiye'nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını öğreneceğiz. / Süleyman Demirel Devlet seçim sonuçlarına göre gereken tedbirleri alır. / Süleyman Demirel Niye? Biz mi öldürdük? başbakanlık kapısında bekleyen bir atı olmuş ama iki at parası isteyen yaşlı amcaya verdiği cevap / Süleyman Demirel Neresini sıksaydım? İngiltere ile ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde yapılan bir görüşmede, bülent ecevit'in elini sıkmasının doğruluğunu kendisine soran gazetecilere cevaben / Süleyman Demirel Aksini diyenin alnını garislarim! / Süleyman Demirel Enkaz devraldık. / Süleyman Demirel Çorum'u bırakın, fatsa'ya bak çorum olayları hakkında düşüncülerini soran gazeteciye cevabı / Süleyman Demirel Verdimse ben verdim, ne olmuş. ilksan ile ilgili kemal ılıcak'a verilen paralarla ilgili yolsuzluk haberi üzerine suç üstü yakalanınca demiştir / Süleyman Demirel Binaenaleyh, öküzün altında buzağı aramanın manası yoktur. / Süleyman Demirel Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaaneleyh, üzerine gonuşmaya değmez. sayın demirel, yıldırım akbulut için ne düşünüyorsunuz? Diye soran gazeteciye / Süleyman Demirel Mizah bir yumruktur, ne zaman kime vuracağı belli olmaz. / Süleyman Demirel Dyp'yi ben kurdurdum. / Süleyman Demirel Göalisyon hökümetimiz hayırlı uğurlu olsun. 1991 genel seçimleri sonrası dyp-shp koalisyon hükümetinin kurulduğu gün / Süleyman Demirel İşiniz vardı da biz mi aldık? 12 temmuz 1969 iş isteyenlere / Süleyman Demirel Demokrasilerde çareler tükenmez. / Süleyman Demirel Şu mu daha değerlidir yoksa petrol mu? Tabi ki şu daha değerlidir. Çünkü petrol içilmez, ama şu içilir. / Süleyman Demirel Petrol vardı da biz mi içtik? / Süleyman Demirel Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk. / Süleyman Demirel Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir. susurluk skandalı sonrası / Süleyman Demirel Kırk günde kabak yetişmez.1978 de chp'nin 40 günde Türkçe bilmeyen öğretmenleri alıp öğretmen yapması için demiştir. / Süleyman Demirel Vatana millete hayırlı uğurlu ossun / Süleyman Demirel Yorumlar 1 Adet 💬 Adem Özyer Renkli bir simaydı. Hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz. Allah rahmet etsin. Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler 91 yaşında hayatını kaybeden, Türkiye siyasetine damga vuran isimlerden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel kendine özgü espri ve mesaj verme anlayışıyla da ülke siyasetinde öne çıkmıştı. Kendine has üslubuyla, aynı dönemlerde siyaset yaptığı isimlerden ayrılan Demirel'in akıllarda kalan sözlerinin bir kısmı şu şekilde -Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz "iyidir" derim. İki kelimeyle anlatın derseniz "iyi değildir" derim. -Benzin vardı şeker vardı, şerbet yapıp biz mi içtik? -Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir. -GAP'ı kimseye gap diye gaptırmam. -Güniz Sokak'ta Nazmiye ile tavuk besleyecek değiliz. -Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk. -Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz. -Siyaset bir meslek değildir, bir ilim de değildir. Nedir derseniz; siyasettir derim. -Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz o... çocuğu muyuz? - Kırk günde kabak yetişmez.1978 de CHP'nin 40 günde Türkçe bilmeyen öğretmenleri alıp öğretmen yapması için demiştir. - Demirel'in eski tayfasının bulundugu bir ortamda bir gazeteci sorar; " Sayın Demirel, Türkiye'nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?" Demirel iyi.. Herkes şaşırır, Demirel mevcut duruma iyi demiştir sonuçta. Ama devam eder. Demirel Ama iki kelimeyle özetlememi isterseniz "iyi değil".. Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci Demirel’i sıkıştırmaya çalışır. - Türkiyede yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var… - Sen nerde oturuyorsun? - Niye ki? Kadıköyde! - Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin köprü var ya - Ee evet - Onu işte ben yaptım! süleyman demirel ıspartayı şaha kaldıran yanıbaşındaki burdura zırnık koklatmayan unutulmaz devlet adamı kısa yol 1132 bekiraygun beğendim 1 şikayetçiyim Bir Erbakan gibi, bir yazıcıoğlu gibi bir türkeş gibi halkın katıldığı bir cenaze töreniyle değilde ancak Devlet merasimiyle cenazesi kaldırılabilen cumhurbaşkanımızdır. kısa yol 1908 sinem karlı beğendim 1 şikayetçiyim halkın katılmadığı bir cenaze töreniyle cenazesi kaldırıldığı iddia edilen başka birinin cenazesini izledim demek ki. kısa yol 1513 maskov87 beğendim 1 şikayetçiyim bugün güniz sokaktaki evininin karşındaki hacı arif beyde iftar yaptığım kişidir. kısa yol 2309 yiğithoca beğendim 1 şikayetçiyim 6 mayıs 1972 de idam edilen deniz gezmiş, hüseyin inan ve yusuf arslan'ın idam kararlarının tbmm'de oylanması sırasında idamlara evet kampanyasının başındaki siyasetçi. kısa yol 1034 dinozorus beğendim 1 şikayetçiyim Petrol vardı da biz mi içtik diyen , sağ görüşlü siyasetçi ve eski cumhurbaşkanlarımızdandır. kısa yol 1552 not hingness beğendim 1 şikayetçiyim LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTEBİLEN YEGANE KİŞİLERDEN BİRİDİR. kısa yol 2223 HAYAL00 beğendim 1 şikayetçiyim Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz şey çocuğu muyuz diyen Türkiyenin klilometre taşlarından bir tanesi olan önemli siyaset adamıdır. Allah rahmet eylesin kısa yol 2331 telefoncu sedat beğendim 1 şikayetçiyim ege bir yunan gölü değildir. ege bir türk gölü de değildir. binaleyh, ege bir göl de buluttur. akı da buluttur garası da. binaleyh üzerine gonuşmaya değmez. diyen kapatalım da millet bizimi içsin. bunu farklı bir şekilde söylemiştir. biz değiştirdik.. gülücükallah rahmet eylesin. her iki sözünden biri binaleyh idi. kısa yol 2354 hamitilazi beğendim 1 şikayetçiyim ''genelevleri kapatalım da millet bizi mi şey etsin'' diyen duayen siyasetçi. ruhu şad olsun dediğimdir. kısa yol 2359 Sheriff. beğendim şikayetçiyim Entry yazmanız için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın, üye iseniz lütfen oturum açın.

süleyman demirel ecevit halk çocuğu